Büyük yapı kompleksleri alışveriş merkezleri, hastaneler ve endüstriyel tesisler sürekli hareket eder. Sıcaklık değişimleri ve zemin hareketleri, yapıların sürekli hareket etmesine neden olur. Mühendisler betonarme yapıların hareketler sırasında zarar görmesini önler. Yapı blokları arasına dilatasyon derzi adı verilen planlı boşluklar koyar. Dilatasyon derzi boşlukları su yalıtımı açısından riskli noktalardır. Bu boşluklar, su yalıtımı açısından yapının en savunmasız ve riskli noktalarıdır. Zamanla eskiyen fitiller işlevini yitirir. Zamanla yırtılan su tutucu bantlar veya mastikler sızdırmazlık işlevini yitirir. Su dilatasyon derzi boşluklarından içeri sızar. Otoparklarda araçların üzerine damlayan kireçli su ve depolarda malzemenin çürümesi gibi sorunlar, sızıntının doğrudan sonuçlarıdır. Binanın donatısının paslanması gibi sorunlara yol açar. Bu noktada, dilatasyon bölgesi enjeksiyon dolgu teknolojisi devreye girerek etkili bir çözüm sunar. Dilatasyon bölgesinde enjeksiyon dolgu teknolojisi sorunları çözer.
Kırım ve kazı işlemlerine gerek kalmadan sorunlar çözülür. Uzman ekipler kimyasal reçineyi boşluklara enjekte eder. Esneken malzeme suyu geri itiyor. Tüm boşluklar ve suyla reaksiyona giren kimyasal reçineler, yüksek basınçla boşluklara enjekte edilir. Böylece su geçiş yolu kalıcı olarak kesilir. Sonuç olarak yapı, termal hareketlerine sorunsuz bir şekilde devam eder. Böylece yapının kuru ve güvenli kalması temin edilir.
Dilatasyon Bölgesinde Enjeksiyon Dolgu ve Su Sızıntıları
Su sızıntıları, sadece görsel bir kirlilik sorunu olmanın ötesindedir. Aynı zamanda yapıya zarar verir. Aslında su sızıntıları genişleme boşluklarından içeri girer. Beton içinde demiri paslandırır. Yapının taşıma kapasitesini azaltır. Üstten kazı yapılarak yalıtımın yenilenmesini içeren geleneksel yöntemler, uygulanması zor ve maliyetli işlemlerdir. Çalışan bir tesiste ya da kalabalık bir caddede neredeyse mümkün değildir. Enjeksiyon yöntemi ise binanın içinden çalışır. İçten uygulanan enjeksiyon yöntemiyle su sızıntıları durdurulur. Binaları koruruz. Gerçekten doğru malzeme ve uzman işçilikle yapılan bir enjeksiyon önemlidir. Su sızıntısı ve genişleme sorunlarını tarihe atar.
Dilatasyon Sızıntılarının Temel Nedenleri
Kalıcı bir çözüm için sorunun kaynağının doğru anlaşılması gerekir. Önce sorunun kaynağını ve nasıl ortaya çıktığını iyi anlamalıyız. Dilatasyon kaynaklı su sızıntıları, çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. En büyük sebep genellikle inşaatta kullanılan su tutucu bantlardır. Beton dökümü sırasında waterstopların (su tutucu bantlar) kayması veya hasar görmesi, en yaygın sızıntı nedenidir. Betonun ağırlığı ve titreşim su tutucu bantları yerinden oynatır. Ya da deler. Bu hasarlı noktalardan kendine yol bulan su, yapı içerisine sızar. Zamanla zeminde oturmalar olur. Zemindeki oturmalar derz aralığını beklenenden fazla açar. Ya da kaydırır. Makaslama (shear) hareketi olarak adlandırılan bu kaymalar, dilatasyon sızıntılarına neden olur. Standart yalıtım malzemeleri bu aşırı hareketi tolere edemeyerek yırtılır.
Yeraltı suyu basıncı da sızıntıyı artırır. Yağışlı mevsimlerde su seviyesi yükselir. Su genişleme bölgesine daha çok baskı yapar. Mühendisler su akışını ve su koşullarını inceler. Enjeksiyon uygulamasına karar verilmeden önce su akışı ve koşulları incelenir. Mühendisler termal kamera ve nem ölçerle su yerini bulur. Su girdiği noktadan metreler uzakta çıkabilir. Doğru tespit doğru malzeme ve doğru uygulama planı getirir. Kısacası sorunu bilmeden yapılan müdahale sadece geçici olur.
Enjeksiyon Teknolojisinin Çalışma Prensibi
Enjeksiyon işlemi, basit bir boşluk doldurma uygulamasından ziyade kimyasal bir bariyer oluşturma tekniğidir. Bu enjeksiyon işlemi suyun beton bloklar arasından geçmesini engeller. Suya göre daha yoğun, esnek ve dayanıklı bir malzeme enjekte edilir. Esnek ve dayanıklı bir madde koyar. İlk aşamada, dilatasyon hattı boyunca belirli açılarla delikler açılır. Genelde 45 derece açıyla delikler açar. Dilatasyon hattı üzerinde açılan delikler duvarın tam ortasına ulaşır. Suyun geldiği yere ulaşır. Ardından deliklere “packer” (sızdırmazlık dübeli) yerleştirilerek sıkıca sabitlenir.
Ardından yüksek basınçlı pompalar reçineyi iter. Özel kimyasal reçine, dübeller aracılığıyla içeriye enjekte edilir. Basınç reçineyi yerçekimine meydan okuyarak iter. Basınç sayesinde malzeme, en ince kılcal çatlaklara ve boşluklara kadar nüfuz eder. Malzeme boşlukta ilerlerken suyla buluşuyor. Kimyasal bir reaksiyon başlatıyor. Reaksiyon sonucu şişerek köpüren veya jelleşen malzeme, tüm boşlukları doldurur. Şişen malzeme suyu geri iterek tüm boşlukları doldurur. Yeni bariyer su geçirmezdir. Hareket eden yapıya uyum sağlayan elastik bir yapı oluşturuyor. Bu yöntemle, suyun fiziksel geçişi engellenir.
Dilatasyon Bölgesinde Enjeksiyon Dolgu Malzemeleri
Dilatasyonların hareketli yapısı, malzeme seçimini doğrudan etkileyen kritik bir faktördür. Malzeme seçimini çok önemli kılar. Sert ve kırılgan malzeme mesela epoksi ya da çimento işe yaramaz. Bu alanlarda rijit malzemelerin kullanımı etkisizdir. Çünkü yapı bir kez hareket ettiğinde malzeme çatlar. Rijit malzemeler hareketle çatlayarak suyun tekrar sızmasına neden olur. Bu yüzden mühendisler çok esnek malzeme seçer. Bu nedenle poliüretan veya akrilik jel gibi esnek malzemeler tercih edilmelidir. Dilatasyon yalıtımında en yaygın kullanılan malzeme poliüretan reçinedir. En çok kullanılan malzemedir.
Poliüretanlar suyla temas ettiğinde hemen reaksiyon verir. Poliüretanlar suyla temas ettiğinde hacmi artar. 30 ila 40 kat artar ve esnek bir köpük olur. Poliüretanlar ürettiği köpükle aktif su kaçaklarını durdurur. Basınçlı su kaçaklarını durdurmak çok işe yarar. Akrilik jeller suya çok yakın bir kıvamda olur. Düşük viskoziteleri sayesinde yüksek akışkanlığa sahiptirler. Akrilik jellerin akışkanlığı, perde enjeksiyonunu mümkün kılar. Prosedür, jelleri dilatasyonun arkasındaki zemini betonla birleştirirken tercih eder. Prosedür, enjeksiyon uygulamasında malzeme seçimini; dilatasyon açıklığı ve hareket kabiliyetini dikkate alarak gerçekleştirir. Malzemeyi dilatasyon bölgesinin genişliğine göre seçeriz. Hareket kabiliyetine göre yani uzama-kısalma yüzdesine bakarak seçeriz. Akrilik jelleri seçerken dilatasyon bölgesi genişliğini hesaba katarız. Uzama-kısalma yüzdesini hesaba katarız. Uzmanlar bazen bu iki malzemeyi birleştirir. Bu malzemelerin kombinasyonu, suyu keserek kalıcı ve esnek bir sızdırmazlık (tıkaç) sağlar. Sonuç olarak su sızmaz ve tıkaç uzun süre dayanır.
Uygulama Öncesi Hazırlık ve Temizlik
Başarılı bir uygulama, iyi bir hazırlık süreci gerektirir. Uygulama öncesinde dilatasyon bölgesi detaylıca temizlenir. Öncelikle derz içindeki çamur, yosun ve kalıntılar temizlenir. Yosun eski fitil parçaları ve kireç birikintilerini alırız. Çünkü kirli bir yüzey engeller. Dilatasyon bölgesinde enjeksiyon dolgu malzemesinin betona yapışmasını engeller. Gerekirse basınçlı su ya da hava ile yıkarız. Derzin içini yıkarız. Bu temizlik suyun çıkış noktalarını görmemizi sağlar. Daha net görmemizi sağlar.
Hazırlık aşamasında, prosedür packerların yerleştirileceği noktaları tespit eder ve işaretler. Deliklerin aralığını ve açısını hesaplarız. Betonun kalınlığına göre hesaplarız. Su debisi çok yüksekse su basıncını düşürmek gerekir. Basıncı düşürmek amacıyla prosedür, geçici drenaj delikleri açar. Uygulama alanındaki elektrik tesisatlarını ve araçları koruruz. İş güvenliği önlemlerini alır havalandırmayı kontrol ederiz. Doğru bir hazırlık uygulama süresini kısaltır. Başarıyı garantiler.
Dilatasyon Bölgesinde Enjeksiyon Dolgu: Delme ve Packer Yerleşimi Stratejisi
Enjeksiyon uygulamasının başarısı, doğru delme ve packer yerleşimine bağlıdır. Ekipler, dilatasyon derzine doğrudan değil; yan taraftan 45 derecelik bir açıyla yaklaşarak delik açar. Bu yöntem matkap ucunun derzin içinde beton kesmesini sağlar. Böylece enjekte edilen malzeme, derz içine ve arka boşluklara ulaşır. Delikler, genellikle dilatasyon hattı boyunca 20-30 cm aralıklarla açılır. Bu zikzak düzen malzemenin eşit dağılmasını sağlar. Derz boyunca eşit dağılmasını sağlar.
Prosedür, delik açma işleminden sonra packerları yerleştirir ve anahtarla sıkıştırır. Packerların ucunda malzemenin geri gelmesini engelleyen bir kapak var. Yani bu kapak reçinenin içeri girmesine izin verir. 200 bara kadar basınçla içeri girmesine izin verir ama dışarı akmasını önler. Mühendisler packerların betona sıkı tutunduğundan bakar. Çünkü gevşek bir packer, yüksek basınç altında fırlar ve tehlike yaratır.
Enjeksiyon İşlemi ve Basınç Kontrolü
Pompa çalışmaya başladığında, operatör manometreyi (basınç göstergesini) mutlaka dikkatle takip etmelidir. Enjeksiyon, genellikle düşük basınçla başlar. Operatör, malzemenin ilerleyişine bakar ve basıncı yavaş yavaş artırır. Çünkü çok yüksek anlık basınç derz kenarındaki betonu kırabilir; diğer yandan, çok düşük basınç ise malzemenin ilerlemesini durdurur. Bu nedenle, en iyi basınç; reçinenin bir sonraki paketten ya da derz boşluğundan sızmaya başladığı andaki basınçtır. Uygulama uzmanı, bu aşamada, duvarın tepkilerini (ses ve titreşim) izleyerek uygulanacak basınca karar verir.
Reçine enjeksiyonu sırasında, komşu packerden malzeme çıkışı mutlaka gözlemlenmelidir. Reçine çıkışı, derzin o bölgesinin tamamen dolduğu ve havanın dışarı çıktığı anlamına gelir. Eğer malzeme bir yerden girip hiç çıkmazsa, bu durum arka planda büyük bir boşluğa (kaverna) işaret eder. Bu gibi boşluklarda prosedür, hızlı reaksiyon veren ve şişen köpükleri kullanır ve köpükler boşluğu doldurur. Prosedür, süreci genellikle aşağıdan yukarıya doğru gerçekleştirir; böylece, sistem suyu yerçekiminin tersi yönünde iterek dışarı tahliye eder.
Zorlu Koşullarda ve Aktif Sızıntılarda Müdahale
Yüksek basınçlı su çıkışlarının olduğu durumlarda, standart müdahale yöntemleri genellikle yetersiz kalır. Bu tür zorlu koşullarda, prosedür çift bileşenli, çok hızlı (birkaç saniye içinde) donan ürünleri tercih eder. Su ile temas eden reçine, anında reaksiyona girerek köpürür ve sertleşir. Bu şok etkisi, suyun akışını hemen durdurur. Ancak, hızlı donan köpükler genelde gözenekli olur. Bu yüzden ekipler, suyu kestikten sonra bir kez daha enjeksiyon yapar; daha esnek ve kalıcı bir jel basar.
Ayrıca, soğuk hava koşulları kimyasal reaksiyonları yavaşlatır. Soğuk hava koşullarının etkisini azaltmak için prosedür, malzemeleri ısıtarak uygular ya da kimyasal reaksiyonları hızlandıran katalizörü ekler. Derin tünellerde su basıncı 10 bar’a, hatta 20 bar’a kadar çıkar. Prosedür, bu basıncı yenebilmek için özel, yüksek basınçlı pompaları kullanır.
Dilatasyon Bölgesinde Enjeksiyon Dolgu: Kırmadan Onarımın Avantajları
Dilatasyon onarımlarında enjeksiyon yöntemi avantajlıdır. Bunun en büyük avantajı, mevcut yapıyı korumaktır. Geleneksel yöntemde, dilatasyonun üzerindeki toprak dolgusunu kaldırmak, peyzajı bozmak ve betonu kırmak gerekir. Bu eski yöntemler, yüksek maliyetlere ve ciddi zaman kayıplarına neden olur. Oysa enjeksiyon yöntemi, sadece birkaç küçük delik açar ve sorunu çözer. Enjeksiyon yöntemi, bina sakinlerinin etkilenmesini önler; yani, gürültü ve tozdan etkilenmelerini engeller. Dahası, bu yöntem, otoparklar ve depolar kullanım dışı kalmadan onarımı mümkün kılar.
Maliyet analizi, enjeksiyon yönteminin çok daha ekonomik olduğunu gösterir. Hafriyat ve nakliye maliyetleri eklendiğinde aradaki fark belirginleşir. Yeni malzeme ve işçilik maliyetleri bir araya geldiğinde fark eder. Enjeksiyonun maliyeti çok daha düşük kalır. Sonuç da açıktır. Dışarıdan yapılan yama, zamanla su alma riski taşır. Ancak içeriden (negatif yönden) yapılan enjeksiyon uygulaması sızıntıyı kaynağında keser. Suyun yolunu tamamen tıkar. Yatırımcılar hızı tercih ediyor. Verimlilik nedeniyle enjeksiyonu tercih ediyor.
Dilatasyon Bölgesinde Enjeksiyon Dolgu: Çevresel Etkiler ve Malzeme Güvenliği
Su yalıtımı uygulamalarında çevrenin korunması, temel mühendislik etiğinin bir gereğidir. Kullandığımız enjeksiyon reçineleri çevre dostu formüller içeriyor. Solvent içermeyen bu ürünler toprağı ve yer altı suyunu kirletmez. Kürlenme (sertleşme) süreci tamamlandıktan sonra bu reçineler tamamen kimyasal olarak inert hâle geliyor ve doğaya toksik madde yaymıyor. Hatta, içme suyu depolarında kullanılan özel sertifikalı ürünler dahi mevcuttur.
Uygulama sırasında atık yönetimi prosedürlerine bu hassasiyetle titizlikle uyulmalıdır. Atık yönetim sistemi, boş ambalajları ve temizlik sıvılarını yönetmeliklere uygun şekilde bertaraf eder. Su sızıntısının durdurulması, binanın enerji verimliliğini artırır. Çünkü kuru bir bina ısıyı daha iyi tutar ve küf oluşumunu engeller. Sürdürülebilirlik, yalnızca malzeme kullanımıyla değil, binanın ömrünü uzatmakla da sağlanır. Bu nedenle, enjeksiyon teknolojisi, binaların servis ömrünü uzatır.
Dilatasyon Bölgesinde Enjeksiyon Dolgu: İş Güvenliği ve Uygulama Standartları
Enjeksiyon işi yüksek basınçlı ekipman içerir. Kimyasallar içerdiği için yani iş güvenliği çok gerekli. Uygulama yapan kişi gözlük takmalı. Eldiven ve tulum takmalı. Reçineler sıvı hâlde cilde zarar verir. Göze zarar verir. Kapalı alanlarda örneğin bodrumda çalışırken havalandırma yeterli olmalı. Profesyonel ekipler bu riskleri yönetmek için eğitim alır.
Makine ve ekipmanların bakımı güvenlik için kritik. Yıpranmış hortumlar ve bozuk manometreler, iş kazalarını tetikler. Yani güvenlik tehlikeye girer. Prosedür, periyodik bakımı yapılmış ekipmanın sahaya sevkini güvence altına alır. Güvenlik için çıkarız. Dilatasyon bölgesinde enjeksiyon dolgu yaparken standartlara uyarız. Belli standartlara örneğin Alman Normlar Enstitüsü standartlarına uyarız. Amerikan Test ve Malzeme Derneği gibi standartlara uygun malzeme kullanırız. Kaliteyi koruruz. Kalitesiz merdiven altı ürünler, çabuk deformasyon gösterir. Sorun tekrar ortaya çıkar kalite düşer. Güvenlik ve kalite işin temel taşlarıdır.
Dilatasyon Bölgesinde Enjeksiyon Dolgu: Kalite Kontrol ve Teslimat
İşlem tamamlandığında, kalite kontrol prosedürü mutlaka denetim gerçekleştirir; prosedür, enjeksiyon sonrası sızıntının durup durmadığını izler. Uzmanlar işi şansa bırakmaz. Nem ölçer cihazlar, duvar ve zeminlerin kuruma sürecini titizlikle takip eder. Gerekirse prosedür, hatta bir sonraki yağışlı dönemi bekler ve kontrol sistemi sonuçları izler. Gerekli durumlarda dilatasyon arkasına kontrollü su verilerek sızdırmazlık testi uygulanır.
Tamamlanan işler, kullanılan malzeme miktarı ve teknik detayları içeren kapsamlı bir raporla müşteriye sunulur; veriler ayrıca bakım dosyasında arşivlenir. Şirket, işi yaparken tüm adımları kontrol eder ve dikkatli olur. Şirket, dilatasyon bölgesinde enjeksiyon dolgu sonrası yüzeyde kalan reçine artıklarını temizler. Delikleri tamir harcıyla kapatır ve estetik bir görünüm verir. Şirket, müşteri memnuniyetini sonuç olarak kuru bir bina ile sağlar.
Sonuç: Kuru ve Uzun Ömürlü Yapılar
Dilatasyonlar, binaların nefes almasını sağlayan bölümlerdir. Ancak, su sızıntıları dilatasyonları bozar. Modern mühendislik, bu nedenle, enjeksiyon teknolojileriyle su sızıntılarını tedavi eder. Poliüretan ve akrilik jeller, suyun yıkıcı etkisine karşı dayanıklı bir kalkan gibi çalışır. Bu çözüm, kazı yapmadan, işletmeyi durdurmadan ve yüksek maliyet ödemeden uygulanır. Sonuç olarak, bu çözüm bugün en mantıklı yalıtım yöntemidir.
Yapısal bütünlüğü korumak isteyen mühendisler ve bina sahipleri, bu yüzden enjeksiyon yöntemini tercih etmelidir. Enjeksiyon yöntemi, yapısal bütünlüğün korunmasını sağlar. Doğru teşhis, kaliteli malzeme ve uzman uygulama ile dilatasyon sorunları çözüme kavuşur. Bu yöntem, böylece sorunlara kalıcı çözümler üretir. Unutmayın ki, suyun giremediği bina yaşlanmaz ve uzun ömürlü kalır. İleri teknoloji uygulamaları, yapıları koruyarak değerlerini artırır ve güvenli bir gelecek sağlar.
Youtube videolarımızı izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.
Daha fazla bilgi almak ve bizimle iletişim kurmak için buraya tıklayabilirsiniz.

