Medeniyetlerin varoluş kaynağı olan su, kontrol altına alınmadığında yıkıcı bir güce dönüşebileceği için; bu potansiyeli enerjiye dönüştürmek amacıyla barajlar inşa edilir. Tarımsal alanlara can suyu vermek amacıyla devasa barajlar inşa eder. Ne var ki milyonlarca ton suyun biriktiği baraj gölü basınç uygular. Barajın gövdesine ve temel kayasına sürekli ve acımasız bir hidrostatik basınç uygular. Bu yüksek basınç; jeolojik çatlaklar veya uygulama hataları nedeniyle zayıf noktalardan su sızıntılarına yol açar. İşte bu noktada baraj mühendisliğinin en kritik disiplinlerinden biri devreye girer. Bu aşamada, yapıları suyun aşındırıcı etkilerinden korumak amacıyla en etkili yöntem olan “su yalıtım enjeksiyonu teknolojileri” devreye girer. Böylece uzman ekipler yerin yüzlerce metre altına inen sondaj kuyuları açar. Bu kuyulara özel karışımları yüksek basınçla basarak suyun yolunu keserler. Bu bağlamda barajlarda su yalıtım enjeksiyonu, hidrostatik basınca karşı geliştirilmiş en stratejik geoteknik çözüm olarak öne çıkmaktadır.
Bir baraj projesinde sızdırmazlık sağlamak sadece ekonomik bir kaygı değildir. Hayati bir güvenlik zorunluluğudur. Zira kontrolsüz su kaçakları zamanla temel kayasını yıkarak (erozyon), baraj altındaki kaldırma kuvvetini tehlikeli boyutlara taşır. Gövde betonunu içten içe çürütür. Dolayısıyla bu risklerin bertaraf edilmesi için enjeksiyon (grouting) yöntemi kullanılır. Bu yöntem, projenin her aşamasında aktif bir strateji olarak uygulanır. Perde, kapak ve kontak enjeksiyonu gibi farklı tekniklerin entegrasyonu ile baraj gövdesinde geçirimsiz bir bariyer oluşturulur. Barajlarda su yalıtım enjeksiyonu, mühendislik başarısının önemli bir göstergesidir. Bilim ve teknolojinin, doğal zorluklara karşı geliştirdiği etkili bir çözümü temsil eder. Sızdırmazlığı sağlanmış sağlam bir baraj, bölge halkı için güvenli bir gelecek teminatıdır.
Su Sızıntılarının Kökeni ve Oluşturduğu Riskler
Sızıntı şüphesi durumunda, öncelikle sorunun jeolojik ve yapısal kaynağı tespit edilir. Sızıntılar genellikle iki ana bölgeden kaynaklanır. Barajın beton gövdesi ve üzerine oturduğu doğal zemin. Örneğin gövde sızıntıları beton dökümü sırasında oluşan soğuk derzlerden kaynaklanır. Betonun ısınmasıyla oluşan termal çatlaklardan kaynaklanır. Veya kalıp gergilerinin bıraktığı boşluklardan kaynaklanır. Bilhassa silindirle sıkıştırılmış beton (SSB) barajlarda katmanlar arasındaki yapışma eksikliği sorundur. Bu durum, suyun katmanlar arasında yatay hareketine neden olur. Diğer taraftan temel sızıntıları çok daha karmaşık, sinsi ve tehlikelidir. Temel kayasındaki doğal kırıklar, fay hatları veya erime boşlukları; suyun baraj altından kaçmasına (bypass) olanak tanır.
Bu kaçaklar mühendislik literatüründe “piping” veya borulanma etkisi olarak adlandırılır. Felakete yol açar. Su hareketi esnasında ince dane (toprak) sürüklenmesi meydana gelir. Zayıf kayaç parçalarını sürükler ve kendine yer altında bir tünel açar. Zamanla bu tünel büyür ve barajın temelinin boşalmasına neden olur. Oturmasına ve hatta yıkılmasına neden olur. Ayrıca barajın mansap (arka) tarafında kontrolsüz çıkan sular vardır. Toprağın kaymasına ve heyelanlara sebebiyet verir. Jeolojik ve yapısal zayıflıkların giderilmesinde, su yalıtım enjeksiyonu uygulamaları hayati önem taşır. Ekipler ileri teknoloji jeofizik etütler ve sondaj verileriyle rotayı belirler. Yeraltı su yolları belirlenerek enjeksiyon yöntemiyle kalıcı olarak kapatılır. Doğru teşhis, baraj güvenliğini sağlamada atılan ilk ve en önemli adımdır.
Enjeksiyon Teknolojisinin Çalışma Mantığı
Enjeksiyon temelde akışkan bir malzemenin yüksek basınç altında doldurulmasıdır. Zemin veya yapı içindeki boşluklara zorla doldurulması işlemidir. Ancak baraj gibi kritik ve devasa yapılarda bu işlem zordur. Son derece hassas hesaplamalar, ileri teknoloji ekipmanlar ve büyük bir tecrübe gerektirir. Süreç enjeksiyon deliklerinin (sondaj) stratejik noktalara açılmasıyla başlar. Suyun akış yönünü kesecek şekilde, prosedür belirli açı ve derinliklerde sondaj delikleri açar. Ardından sistem, deliklere yüksek basınca dayanıklı sızdırmazlık elemanları olan “packer”ları yerleştirir. Daha sonra hazırladıkları özel enjeksiyon şerbetini (grout) basarlar. Yüksek basınçlı pompalarla bu deliklerden içeriye basarlar. Basınç sayesinde malzeme yerçekiminin tersi yönde ilerleyerek boşlukları doldurur. En ince kılcal çatlaklara kadar ilerler.
Kullanılan malzeme yer altında kimyasal reaksiyona girerek donar veya jelleşir. Böylece suyun geçemeyeceği sert bir blok oluşturur. Bu işlem sadece boşlukları doldurmakla kalmaz. Aynı zamanda zemin kayasını birbirine bağlayarak dayanımı artırır. Zeminin mekanik dayanımını ve taşıma kapasitesini de artırır. Uygulama sırasında operatörler, enjeksiyon basıncını ve karışım oranlarını anlık olarak kontrol eder. Zira çok yüksek basınç, zemin yapısını bozar (hidrolik çatlatma) veya baraj gövdesini çatlatır. Düşük basınç ise malzemenin yeterli mesafeye (penetrasyon) yayılmasını engeller. Bu sebeple uzmanlar bilgisayar ekranlarındaki grafikleri izler. “Basınç-debi” grafikleri anlık olarak izlenerek süreç hassasiyetle yönetilir.
Enjeksiyon Çeşitleri: Perde, Kapak ve Kontak
Baraj projeleri, enjeksiyon uygulamalarını kullanım amaçlarına ve hedeflerine göre farklı kategorilere ayırt eder. Bunların en önemlisi ve barajın sigortası sayılanı Perde Enjeksiyonu (Curtain Grouting) uygulamasıdır. Bu yöntem, temel kayasının derinliklerine inen düşey ve geçirimsiz bir perde oluşturmayı hedefler. Ekipler baraj ekseni boyunca derin sondaj kuyuları açar. Buralara tonlarca çimento şerbeti basarlar. Prosedür, uygulamayı ‘aşağıdan yukarıya’ veya ‘yukarıdan aşağıya’ kademeli yöntemlerle gerçekleştirilir.
İkinci tür ise Kapak Enjeksiyonu (Consolidation Grouting) işlemidir. Bu uygulama baraj gövdesinin oturduğu temel kayasının üst tabakasını sağlamlaştırır. Genellikle 5-10 metre derinlikteki tabakayı sağlamlaştırır. Bu işlem, yüzey çatlaklarını doldurmak ve sızıntıları önlemek amacıyla yapılır. Kapak enjeksiyonu perde enjeksiyonundan daha sığdır. Ancak çok daha sık aralıklarla (kare veya şaşırtmalı düzen) uygulanır. Üçüncü tür olan Kontak Enjeksiyonu ise beton ile kaya arasını doldurur. Tünel kaplaması ile zemin arasındaki boşlukların doldurulması ve aderansın artırılması için kullanılır. Barajlarda su yalıtım enjeksiyonu stratejisi üç yöntemin entegre çalışması üzerine kuruludur.
Enjeksiyon Malzemeleri ve Karışım Dizaynı
Baraj enjeksiyonlarında kullanılacak malzeme seçimi zemin özelliklerine bağlıdır. Tamamen zeminin jeolojik yapısına ve çatlakların genişliğine bağlıdır. En yaygın kullanılan malzeme, çimento esaslı şerbetlerdir. Portland çimentosu, su, bentonit ve ince kum karıştırılarak enjeksiyon şerbeti elde edilir. Bu karışım geniş çatlakları ve büyük boşlukları doldurmak için idealdir. Ekonomiktir. Ancak tane boyutları nedeniyle, çimento şerbeti çok ince kılcal çatlaklara nüfuz edemez. Bu durumda mühendisler daha ince taneli Mikro Çimento malzemelerine yönelirler. Bu durumlarda akışkan kimyasal enjeksiyon malzemeleri tercih edilir.
Kimyasal enjeksiyon malzemeleri (poliüretan, akrilik jel, silikat) su gibi akışkandır. En dar gözeneklere bile kolayca nüfuz edebilirler. Özellikle aktif su sızıntısı olan acil durumlarda önemlidir. Yüksek debili su akışlarında; suyla temas ettiğinde saniyeler içinde donan poliüretan köpükler, sızıntıyı keserek kritik bir rol oynar. Barajlarda su yalıtım enjeksiyonu sırasında laboratuvar teknisyenleri oranları değiştirir. Karışım oranlarını (su/çimento oranı) sürekli değiştirir ve optimize eder. Genellikle işe çok sulu bir karışımla başlarlar. Eğer zemin malzemeyi kolayca kabul ederse karışımı kademeli olarak koyulaştırırlar. Bu yöntem (GİN metodu) enjeksiyonun başarısını artırır. Kalıcılığını artıran modern bir yaklaşımdır.
Enjeksiyon Ekipmanları ve Otomasyon Sistemleri
Baraj şantiyelerinde kurulan enjeksiyon istasyonları, tam teşekküllü bir tesis kapasitesinde çalışır. Yüksek kapasiteli mikserler (türbülanslı karıştırıcılar) malzemeyi karıştırır. Topaklanmadan homojen ve pürüzsüz bir şerbet haline getirir. Ardından malzeme dinlendirici (ajitatör) tanklara alınır. Oradan yüksek basınçlı pistonlu pompalara aktarılır. Modern projelerde bu sürecin tamamını otomasyon sistemleri yönetir. Süreç, bilgisayar kontrollü otomasyon sistemleri ile yönetilir. Operatörler her bir kuyuya basılan malzeme miktarını takip eder. Anlık basıncı ve süreyi dijital ekranlardan takip eder ve kayıt altına alırlar.
Sondaj makineleri de bu sürecin en kritik parçasıdır. Prosedür, özellikle baraj galerilerinin dar ve basık alanlarında çalışabilen ve yüksek manevra kabiliyetine sahip hidrolik sondaj makinelerini zorunlu kılar. Bu güçlü makineler, en sert kayaları delerek yüzlerce metre derinliğe ulaşır. Barajlarda su yalıtım enjeksiyonu ekipmanlarının bakımı ve kalibrasyonu hayati önem taşır. Zira basınç saatinin yanlış gösterimi, hasarları tetikler ve barajda geri dönülemez hasarlar yaratır. Teknoloji mühendislerin yeraltındaki bilinmezliklerle mücadelesinde en büyük destekçidir. En güvenilir destekçisidir.
Uygulama Aşamaları: Delgi, Yıkama ve Enjeksiyon
Enjeksiyon süreci, sahada sistematik ve disiplinli bir iş akışını takip eder. İlk aşama Delgi (Sondaj) işlemidir. Ekipler projede belirtilen koordinatlarda ve açılarda kuyuları hassasiyetle açarlar. Sondaj karotları, zemin durumu hakkında jeologlara anlık ve detaylı veriler sunar. İkinci aşama Yıkama ve Su Basınç Testi (Lugeon Testi)dir. Ekipler kuyu temizlendikten sonra içine basınçlı su verirler. Burada zeminin ne kadar su yuttuğu (Lugeon değeri) ölçerler. Bu test, zemin geçirimliliğini ve malzeme ihtiyacını net bir şekilde ortaya koyar.
Son aşama ise asıl işlem olan Enjeksiyondur. Uygulayıcılar packeri kuyu ağzına veya belirli bir derinliğe yerleştirir. Pompalamayı başlatır. Sistem, basıncı kademeli ve kontrollü bir şekilde artırır. Sistem, şerbetin zemin tarafından emilimi durduğunda veya hedeflenen basınca ulaştığında (“Refü” alma) işlemi sonlandırır. Barajlarda su yalıtım enjeksiyonunu prosedür genellikle kademeli yöntemlerle yapar. Uygulama, uygulamayı “aşağıdan yukarıya” veya “yukarıdan aşağıya” kademeli yöntemlerle gerçekleştirir. Yukarıdan aşağıya yöntemde prosedür, her kademeyi delir, enjekte eder, donmayı bekler ve sonra bir alt kademeye geçer. Prosedür, bu yöntemle zemini kademeli olarak sağlamlaştırır. Bu yüzden çok daha güvenlidir.
Barajlarda Su Yalıtım Enjeksiyonu: Baraj Galerilerinden Yapılan Operasyonlar
Baraj gövdesinin en alt kotu tünelleri barındırır. Bu baraj gövdesi boyunca uzanan bu tüneller, teknik literatürde “enjeksiyon galerisi” olarak tanımlanır. Bu galeriler perde enjeksiyonunun yenilenmesine olanak tanır. Baraj işletmeye alındıktan ve su tutulduktan sonra bile yenilenmesine olanak tanır. Veya ek enjeksiyon yapılmasına olanak tanır. Dışarıdan erişimi mümkün olmayan temel kayasına, bu galeriler aracılığıyla ulaşılır. Ekipler galeri zeminine yerleştirdikleri kompakt makinelerle delikler açarlar. Barajın altına doğru yelpaze şeklinde delikler açarlar.
Bu galerilerde çalışmak oldukça zordur. Ortam nemli, dar, gürültülü ve bazen havasızdır. Ancak barajın güvenliği tam olarak buradan yönetilir. Sızıntı sularının toplandığı drenaj kanalları buradadır. Ölçüm savakları da bu galerilerdedir. Mühendisler drenaj sularının debisini ve berraklığını ölçerler. Enjeksiyon perdesinin performansını sürekli izlerler. Eğer debi artarsa veya su bulanıklaşırsa ekipler devreye girer. Gerekli durumlarda enjeksiyon ekipleri devreye girerek sızdırmazlık perdesini yeniler. Galeriler, barajın sızdırmazlık sisteminin izlendiği ve yönetildiği kontrol merkezleridir.
Karstik Boşluklar ve Zorlu Zeminlerde Mücadele
Bazı baraj sahaları, mühendislik çözümlerini zorlaştıran karmaşık jeolojik bölgelerde yer almaktadır. Özellikle kireçtaşı gibi suyla eriyebilen kayaçların olduğu bölgelerde sorunlar olur. Yer altında devasa mağaralar (karstik boşluklar) ve yeraltı nehirleri oluşabilir. Bu boşluklar, rezervuar suyunun önemli bir kısmını drene etme kapasitesi taşır. Standart çimento şerbeti bu devasa mağaraları doldurmaya yetmez. Standart enjeksiyon malzemeleri, büyük boşluklarda tutunamayarak akıp gidebilir (wash-out). Bu zorlu durumda mühendisler kalın karışımlar kullanır. Dolgu malzemeli (kumlu, çakıllı) kalın karışımlar kullanırlar. Veya çok hızlı donan poliüretan köpükler kullanırlar.
Bazen sıcak bitüm enjeksiyonu veya beton tıkaç uygulamaları da gerekebilir. Ekipler suyun akış hızını kesmek için bariyer oluşturur. Önce büyük bloklarla fiziksel bir bariyer oluşturur. Ardından ince enjeksiyon yaparak sızdırmazlığı sağlarlar. Barajlarda su yalıtım enjeksiyonu projelerinde karşılaşılan en büyük zorluk budur. Bu durum, projelerdeki en kritik mühendislik zorluklarından biridir. Ancak doğru strateji, sabırlı bir çalışma ile zeminler sızdırmaz hale gelir. İleri teknoloji, en geçirgen zeminleri bile sızdırmaz hale getirebilir. Nitekim Keban ve Atatürk Barajı gibi devasa projeler de bu sayede başarı gösterdi. Bu tür zorlu zeminler Türk mühendisleri tarafından başarıyla iyileştirilmiştir.
Barajlarda Su Yalıtım Enjeksiyonu: Baraj Gövdesindeki Çatlakların Onarımı
Zamanla çeşitli nedenler, sadece temel zemininde değil, barajın beton gövdesinde de çatlakların oluşmasını tetikler. Betonun priz alırken ısınması (hidratasyon ısısı) çatlaklara yol açar. Depremler veya alkali-agrega reaksiyonu gibi kimyasal olaylar çatlaklara yol açar. Bu çatlaklardan sızan su betonun bütünlüğünü bozar. Görsel kirlilik yaratır. Gövde enjeksiyonlarında genellikle epoksi veya poliüretan reçineler tercih edilmektedir. Epoksi yüksek yapışma gücüyle betonu tekrar monolitik hale getirir. Yapıyı yeniden monolitik (tek parça) hale getirerek güçlendirme sağlar.
Poliüretan ise aktif ve basınçlı su kaçaklarını durdurmak için kullanırız. Suyla temas edince saniyeler içinde şişen bu malzeme sızıntıyı anında keser. Ekipler barajın memba (su tarafı) yüzeyinde çalışmakta zorlanır. Su altında çalışmak zor olduğu için genellikle mansap (hava tarafı) tarafından ulaşırlar. Veya galerilerden delik delerek çatlağa ulaşırlar. Barajlarda su yalıtım enjeksiyonu beton gövdenin ömrünü uzatır. En etkili koruyucu bakım yöntemidir. Çatlakların kapatılması donatı korozyonunu önler ve barajın statik dengesini korur.
Barajlarda Su Yalıtım Enjeksiyonu: Çevresel Etkiler ve Malzeme Güvenliği
Baraj gölleri genellikle şehirlerin içme suyu kaynağını oluşturur. Prosedür, gölleri tarımsal sulama deposu olarak kullanır. Bu nedenle enjeksiyon sırasında kullandığımız kimyasalların suya karışmaması gerekir. Kullanılan malzemelerin su kalitesini bozmaması (kontamine etmemesi) hayati önem taşır. Üretim standartları, modern enjeksiyon malzemelerini çevre dostu formüllerle imal eder. Standartlar, malzemeleri solvent içermeyen ve toksik olmayan formüllerle üretir.İçme suyu barajlarında yalnızca uluslararası sertifikasyona sahip ürünlerin kullanımı zorunludur. Uluslararası sertifikalı ve doğaya zararsız ürünlerin kullanılmasına izin veririz.
Enjeksiyon işlemi sırasında yeraltı suyu rejiminin bozulmamasına azami dikkat gösterilmelidir. Aşırı basınç veya kontrolsüz malzeme kullanımı, yeraltı sularının yönünü değiştirir ve kaynakları kirletir. Mühendisler bu riskleri yönetmek için sürekli izleme yapar. Ve numune alırlar. Barajlarda su yalıtım enjeksiyonu doğayla savaşmak değildir. Suyun gücünü güvenli ve sürdürülebilir yönetme süreci, uzmanlık gerektirir. Gelecek nesiller için temiz su kaynaklarını korumak mühendislik etiğimizin temelidir.
Barajlarda Su Yalıtım Enjeksiyonu: Kalite Kontrol ve İzleme Sistemleri
Enjeksiyon işleminin sonuçları yer altında oluştuğundan, doğrudan gözlem yapmak mümkün değildir. Bu yüzden çok sıkı ve sürekli bir kalite kontrol gerektirir. İşlemin sonucunu doğrulamak amacıyla “kontrol sondajları” yapılarak su basınç testleri uygulanır. Eğer Lugeon değeri hedeflenen seviyenin altına düşmüşse başarılıdır. Geçirimlilik değerinin hedeflenen seviyenin (genellikle 1-3 Lugeon) altına düşmesi, enjeksiyonun başarısını gösterir. Aksi takdirde ek enjeksiyon delikleri açılarak işlem tekrarlanır. Hedefe ulaşana kadar tekrarlanır.
Ayrıca prosedür (veya sistem), baraj temeline piezometre (basınç ölçer) cihazlarını yerleştirir. Suyun kaldırma kuvvetini ve sızıntı basıncını 7/24 ölçer. Perde enjeksiyonunun arkasındaki basıncın düşük olması gerekir. Önündeki basınca göre çok düşük olması gerekir. Basınç yükselmesi, perdede sızıntı olduğuna işaret eder ve alarm sistemini devreye sokar. Bu izleme sistemleri barajın erken uyarı sistemidir. Analiz sistemi, barajlarda su yalıtım enjeksiyonu sonrasında elde edilen verileri işler. Raporlama prosedürü, tüm verileri barajın güvenlik raporlarına işler ve otoritelerle paylaşır.
Maliyet ve Verimlilik Analizi
Baraj enjeksiyonları doğası gereği yüksek maliyetli operasyonlardır. Sondaj metreleri ve kullanılan malzemeler ciddi bir bütçe gerektirir. Ancak bu maliyet barajın yıkılması durumunda oluşacak zararın yanındadır. Ancak barajın işlevsiz kalması riski, bu maliyeti ihmal edilebilir bir düzeyde tutar. Su kaçağı nedeniyle kaybedilen gelir bile maliyeti karşılar. Sadece bir aylık elektrik üretim geliri bile genellikle tüm enjeksiyon maliyetini amorti eder. Ayrıca barajın ve aşağısındaki yerleşimlerin güvenliği değerlidir. Baraj ve çevre güvenliği, maddi ölçütlerin ötesinde bir değere sahiptir.
Verimlilik açısından doğru planlama ve mühendislik çok önemlidir. Gereksiz delik açılması veya malzemenin kontrolsüz kullanımı, proje bütçesini olumsuz etkiler. Jeolojik etütlerin doğruluğu ve uzman ekiplerin tecrübesi önemlidir. Maliyeti optimize eder. Su yalıtım enjeksiyonu, yatırım geri dönüşü yüksek ve kritik bir güvenlik önlemidir. Sağlam ve geçirimsiz bir enjeksiyon perdesi barajı korur. Barajın yüz yıl boyunca güvenle ve verimle hizmet vermesini sağlar.
Barajlarda Su Yalıtım Enjeksiyonu: İş Güvenliği ve Risk Yönetimi
Baraj şantiyeleri ve özellikle yer altı enjeksiyon galerileri, yüksek riskli çalışma alanları sınıfındadır. Yüksek basınçlı hortumlar, dönen ekipmanlar, dar alanlar ve kimyasallar; iş kazası riskini artıran faktörlerdir. Çalışanların baret, gözlük, maske kullanması zorunludur. Kulaklık ve koruyucu kıyafet kullanımı zorunludur. Özellikle yüksek basınçlı enjeksiyon sırasında hortum patlaması gerçekleşir ve ciddi yaralanmaları tetikler. Ekipler tüm ekipmanların bakımını düzenli olarak yapar. Ve basınç testlerini aksatmazlar.
Kimyasal reçine uygulamalarında ortam havalandırması kritik öneme sahiptir. Galerilerde biriken gazlar sorun yaratır. Egzoz dumanları veya tozlar, solunum problemlerini tetikler. İş güvenliği uzmanları ortam havasını sürekli ölçer. Ve gerekirse çalışmayı durdurur. Enjeksiyon süreçleri, “sıfır kaza” hedefi doğrultusunda yönetilmelidir. Hiçbir enerji üretimi, insan hayatından daha değerli değildir.
Sonuç: Güvenli Barajlar, Güvenli Yarınlar
Ülkelerin stratejik varlıkları olan barajlar, ulusal enerji güvenliğinin teminatıdır. Bu devasa yapıların ayakta kalması mücadeleye bağlıdır. Bu başarı, suyun hidrostatik etkilerine karşı alınan önlemlerin etkinliğine bağlıdır. Enjeksiyon teknolojileri, bu süreçte mühendislerin kullandığı en etkili araçlardan biridir. Temel kayasından gövde betonuna kadar sızdırmazlık sağlamak önemlidir. Her noktada tam sızdırmazlık sağlamak barajın ömrünü uzatır. Verimini artırır ve çevresindeki yaşamı korur.
Barajlarda su yalıtım enjeksiyonu; geleneksel yöntemlerin modern teknoloji ve bilimle birleştiği ileri düzey bir uygulamadır. Türk mühendisliğinin de dünya çapında başarıyla uyguladığı bir alandır. Doğru teşhis, kaliteli malzeme ve uzman işçilikle inşa edilen perdeler vardır. Sızdırmazlık perdeleri suyun gücünü kontrol altına alır ve onu faydaya dönüştürür. Güvenliği sağlanan barajlar, suyun enerjiye ve tarımsal verimliliğe dönüşümünü sürdürür. Sızdırmazlığı sağlanmış bir baraj, güçlü bir ekonomiyi ve güvenli bir geleceği garanti eder.
Youtube videolarımızı izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.
Daha fazla bilgi almak ve bizimle iletişim kurmak için buraya tıklayabilirsiniz.

