Dünya ticaretinin kalbi denizcilik sektörüdür. Denizcilik sektörü; verim, hız ve maliyet kontrolü üzerine kurulu büyük bir sistemdir. Bu sistemin merkezinde, motorun gücünü itme hareketine çeviren hayati bir parça bulunur. Geminin denizlerde yol almasını sağlayan en kritik parça pervanedir. Pervane, bir geminin performansını belirleyen en önemli unsurdur. Ama suyun altında olduğu için pervane çoğu zaman gözden kaçıyor. Pervaneye hak ettiği ilgi gelmiyor. Fakat denizdeki canlılar çok çabuk birikiyor. En temiz pervane yüzeyini bile kirletip gemiyi zor durumda bırakabiliyor. Su altı pervane temizliği sadece basit bir bakım işi değildir. Su altı pervane temizliği, geminin yakıt tüketimini düşürür. Aynı zamanda makine ömrünü uzatarak bakım maliyetlerini düşürür. Ayrıca karbon ayak izini azaltarak çevresel uyumluluğu artırır.
Gemi mühendisleri pervaneyi mikron seviyesinde tasarlar. Mühendisler pervaneyi kavisli metal yüzeyle kaplar. Kavisli metal yüzey su içinde az sürtünme ve çok itiş verir. Bu yüzey, “Rupert Scale A” standardında ayna gibi parlak olacak şekilde işlenir. Gemi suya girer girmez biyolojik kirlenme pervaneye tutunur. Kalsiyumlu organizmalar pervaneye tutunur. Dolayısıyla pervaneyi sık sık temizlemek gerekir. Pervanedeki sadece bir milimetre pürüz bile geminin çektiği gücü artırabilir. Yüzde onluk bu artış, küçük gibi görünse de operasyonel etkisi büyüktür. Profesyonel sanayi dalgıçları ve yeni teknoloji ekipmanlarıyla gerçekleştirilen su altı pervane temizliği ve parlatma hizmetleri, pervaneyi fabrika ayarlarına döndürür. Bu hizmet, pervaneyi fabrika ayarlarına döndürerek kayıpları geri kazandırır. Bu makalede; pervane kirliliği, ekonomik kayıplar, modern temizlik teknikleri ve operasyon süreci detaylıca ele alınacaktır.
Pervane Kirliliğinin Fiziği: Yüzey Pürüzlülüğü ve Performans Kaybı
Pervane temizliği neden çok kritik? Suyun pervane kanatları üzerindeki hareketini analiz etmek gerekir. Pervane dönerken pervane kanadının ön yüzü suyu iter. Arka yüzü bir emiş etkisi yaratır. Oluşan basınç farkı, gemiyi ileri doğru hareket ettirir. Ancak işlemin verimli olabilmesi için suyun akması gerekir. Pervane kanat yüzeyinden laminar bir şekilde akması gerekir. Yüzeyde biriken yosun, midye ya da kireç tabakası laminar akışı bozar. Türbülanslı bir akışa neden olur. Pürüzlü bir yüzey, suyun kanada tutunmasını zorlaştırır. Şimdi Rupert Skalası denizcilikte pervane yüzey kalitesini ölçer. Rupert Skalası’na göre A sınıfı en pürüzsüz yüzeyi temsil eder. F sınıfı en kötüsüdür. Biyolojik kirlenme pervaneyi hızla A sınıfından E ya da F sınıfına düşürür.
Su Altı Pervane Temizliği: Tork Kaybı ve Kayma Artışı
Kirlenmiş bir pervane, su içinde dönmek için daha fazla tork gerektirir. Geminin ana motorunun aynı devir seviyesini yakalaması için daha fazla tork gerektirir. Bu yakıt tüketimini artırır ve egzoz sıcaklıklarını yükseltir. Temiz bir pervane bir turda gemiyi belli bir mesafe ittirir. Kirli pervane yeterli itişi sağlayamaz (slip artışı), bu yüzden gemi daha az yol alır. Buna negatif kayma artışı denir. Pervane döner ama gemi hareket etmez. Enerji boşa harcanır.
Su Altı Pervane Temizliği: Kavitasyon Riski ve Metal Erozyonu
Kirli pervane, en büyük yapısal tehlike olan kavitasyona neden olur. Kavitasyon suyun basıncı buharlaşma noktasının altına düştüğünde ortaya çıkar. Bu olay, fiziksel olarak “soğuk kaynama” olarak tanımlanır. Pervanenin kanat uçlarında küçük buhar baloncukları ortaya çıkar. Kirli yüzeylerde oluşan türbülans noktalarında küçük buhar baloncukları meydana gelir. Baloncuklar yüksek basınca ulaştığında şiddetle patlar. Temiz pervanelerde kavitasyon kontrol altındayken, kirli yüzeylerde kontrolsüz ve şiddetli hale gelir. Kirli bir pervanede kavitasyon kontrolsüz ve şiddetli olur.
Zamanla yüzeyden metal parçaları koparak pervanenin “süngerimsi” (pitted) bir görünüm almasına neden olur. Kavitasyon, çukurlar açar ve kanat uçlarını aşındırır. Hasar geri alınamaz ve pervanenin dengesini bozar. Bu süreç, pervanenin ömrünü kısaltır. Kavitasyon ve balans bozukluğu gemi şaftında ve gövdesinde çok titreşim yapar. Kavitasyon ve balans bozukluğu, aynı zamanda gürültüye de yol açar. Bu titreşimler şaft yataklarını bozar. Gemi elektroniğini bozar ve mürettebat konforunu yok eder. Ayrıca bu titreşimler askeri gemilerde akustik gizliliği yok eder.
Ekonomik Analiz: Temizlik Maliyeti vs. Yakıt Tasarrufu
Bilinçli armatörler ve gemi işletmecileri; su altı pervane temizliğini asla sıradan bir masraf kalemi olarak görmez, aksine bu işlemi en yüksek getiriyi sağlayan stratejik yatırımlardan biri olarak değerlendirir. Zira, yakıt giderleri bir geminin işletme maliyetlerinin neredeyse %50-60’ını oluşturmaktadır. Her ne kadar pervane, geminin su altındaki toplam yüzey alanının çok az bir kısmını kaplasa da; itiş gücünün tamamını sağlayan yegane unsurdur. İşte bu yüzden, pervane kirliliği; gövde kirliliğine oranla çok daha fazla ve orantısız bir enerji kaybına neden olur.
Somut bir örnek üzerinden gidilecek olursa; günde ortalama 40 ton yakıt harcayan bir Handymax gemisi ele alındığında, pervanesi hafif kirli bile olsa yakıt tüketimi kaçınılmaz olarak %5 ile %15 arasında artış gösterir. Mesela %10’luk bir artış, günde 4 ton ekstra yakıt sarfiyatı demektir. Yakıt fiyatının ton başına 600 dolar olduğu bir senaryoda; bu durum her gün 2.400 dolarlık net bir kayıp anlamına gelir. Dolayısıyla, ayda 72.000 dolar kaybeden bir gemi için; birkaç bin dolarlık su altı pervane temizliği maliyeti, sadece iki ya da üç gün içinde kendini amorti eder.
Maddi kazancın ötesinde, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) getirdiği bağlayıcı kurallar da mevcuttur. Bilindiği üzere, Karbon Yoğunluk Göstergesi (CII) ve Enerji Verimliliği Endeksi (EEXI); gemileri karbon salınımını azaltmaya yasal olarak zorlamaktadır. Bu bağlamda pervane temizliği; bir geminin CII puanını yükseltmenin tartışmasız en hızlı, en ucuz ve en etkili yoludur. Nitekim temiz bir pervane, geminin daha az yakıtla daha çok yol kat etmesini sağlar; yani denklem basittir: daha az yakıt tüketimi, atmosfere yayılan sera gazı ve CO2 salınımının doğrudan azalması demektir.
Profesyonel Temizlik Yöntemleri: Parlatma
Pervane temizliği sadece üzerindeki kiri almakla kalmaz. Aynı zamanda yüzeyi yeniden pürüzsüz yapar. Bu işleme “Su Altı Pervane Parlatma” denir. Profesyonel dalgıçlar bu işi birkaç adımda yapar.
- Kaba Temizlik: Pervane üzerinde kalın bir kir tabakası varsa, ekipler önce o tabakayı çıkarır. Bu işlem için genelde plastik spatula, raspa ya da kavitasyon jetlerini kullanır. Bu aşamada metalin zarar görmemesi çok önemli.
- İnce Zımparalama ve Parlatma: Asıl mühendislik işi budur. Dalgıçlar, hidrolik döner başlıklar ve özel su altı zımpara diskleri kullanır.
- Aşama 1: Kaba zımpara kalan kökleri ve kalsiyum tabakasını temizler.
- Aşama 2: Orta zımpara, yüzeydeki çizikleri gidererek metalin parlaklığını ortaya çıkarır.
- Aşama 3: İnce zımpara yüzeyi “Süper Parlak” seviyesine getirir.
İnce Zımparalama ve Parlatma işlemi sonucunda pervane pürüzsüz olur. Sürtünme katsayısı 0.001’in altına düşecek kadar pürüzsüz bir yüzey elde edilmektedir. Bu pürüzsüzlük, biyolojik canlıların yüzeye tutunmasını da geciktirir.
Modern Teknoloji: Kavitasyon Temizliği
Geleneksel fırçalama ya da kazıma bazen pervane yüzeyinde küçük çizikler bırakır. Küçük çizikler yeni kekamozların tutunması için zemin hazırlar. Dolayısıyla son yıllarda su altı pervane temizliği operasyonlarında “Kavitasyon Temizliği” teknolojisi öne çıkıyor.
- Çalışma Prensibi: Kavitasyon tabancaları, deniz suyunu yüksek hızda püskürterek küçük buhar kabarcıkları üretir. Küçük buhar kabarcıkları pervane yüzeyine çarptığında patlar.
- Şok Dalgaları: Patlama ile oluşan şok dalgaları yüzeydeki kirleri metalden zarar vermeden alır.
- Avantajları: Kavitasyon pervane metalini aşındırmaz. Özellikle nikel-alüminyum bronz veya paslanmaz çelik gibi metalleri aşındırmaz. Yüzey eski hâlinde kalır. Ayrıca bu yöntem, su altında toz bulutu oluşturmaz. Bu yüzden dalgıcın görüşünü bozmaz.
Su Altı Pervane Temizliği: Nikel-Alüminyum Bronz Alaşımı ve Bakım
Ticari gemi pervaneleri, genellikle korozyona karşı üstün dayanıklılık sağlayan ve yüksek mukavemetli nikel-alüminyum bronz alaşımdan dökülür. Normal şartlarda, deniz suyu bu metalle temas ettiğinde; yüzeyde kendiliğinden koruyucu bir oksit tabakası oluşur. Ancak, yüzeyde biriken biyolojik kirlilik; bu hayati oksit tabakasının hemen altında oksijensiz (anaerobik) bir ortam yaratır ve ne yazık ki bu durum, korozyonun hızla artmasına zemin hazırlar. Bu bağlamda su altı pervane temizliği ve parlatması; sadece su akışını iyileştiren basit bir işlem değil, aynı zamanda kritik bir metal bakımıdır.
Zira parlatma işlemi; metal yüzeyindeki mikro çatlakları kapatır, korozyon başlangıçlarını tamamen yok eder ve en önemlisi, metalin taze ve koruyucu yeni bir oksit tabakası oluşturmasına olanak tanır. Böylece, pervaneyi 20 yıl sonra bile ilk günkü formunda ve veriminde tutmak mümkün olur. Buna karşılık, düzenli parlatılmayan pervaneler zamanla kaçınılmaz olarak kütle kaybeder. Özellikle kavitasyon erozyonu ve korozyonun yıkıcı etkisiyle metalin et kalınlığı azalır; sonuç olarak bu zayıflama, pervanelerin kırılma riskini artırarak büyük bir tehlike yaratır.
Operasyonel Süreç: Bir Temizlik Projesi Nasıl Yürütülür?
Profesyonel temizlik hizmeti, suya atlayıp fırçalamaktan ibaret değildir. Bu iş titiz bir prosedür ve güvenlik protokolü gerektirir.
- Adım 1 – Ön Hazırlık ve İzinler: Operasyon öncesi ekipler, gemi kaptanı ve baş mühendisle “Toolbox Talk” (İş başı konuşması) yapar. Toplantı yapılarak tüm ekibin operasyon konusunda mutabık kalması sağlanır. Liman başkanlığından gerekli dalış izin belgeleri alınır. Geminin “Turning Gear” sistemi kilitlenir. Motor kapatılarak “Lock-out / Tag-out” (Kilitleme/Etiketleme) prosedürü uygulanır. Pervanenin kazara dönmesi, dalgıç için hayati risk taşır. Bu yüzden güvenlik en üst seviyededir.
- Adım 2 – Ön Sörvey: Suya giren dalgıç, pervanenin mevcut durumunu yüksek çözünürlüklü kameralarla kaydeder. Uzmanlar, kirlilik oranını Rupert Skalası’na göre belirler. Pervane kanatlarında hasar, deformasyon (bükülme), çatlak veya halat dolanması olup olmadığını da kontrol eder.
- Adım 3 – Halat Koruyucu Kontrolü: Uzman dalgıçlar, pervane şaft çıkışındaki “Rope Guard” (Halat Koruyucu) ve balık ağı kesicileri kontrol eder. Bu sistemler, şaftı halat dolanmalarına karşı korur. Ayrıca ekipler, buradaki boşluktan yağ sızıntısı olup olmadığını inceler. Bu geminin sızdırmazlık sistemi hakkında hayati bilgi verir.
- Adım 4 – Temizlik ve Parlatma: Belirlenen yöntemle temizlik başlar. Kavitasyon veya disk zımpara ile temizlik başlar. Dalgıç, pervane göbeğinden (hub) başlayarak kanat uçlarına (tip) doğru parlatma işlemi yapar. Hem basınç yüzeyini hem de emiş yüzeyini sistemli bir şekilde parlatır. Kanat kenarları en kritik bölgelerdir ve uzmanlar bu bölgeleri özenle işler.
- Adım 5 – Son Sörvey: İşlem tamamlandıktan sonra ekipler pervaneyi tekrar görüntüler. Pervane yüzeyi ayna gibi parlar ve uzmanlar yüzeyin Rupert A skalasına ulaştığını kanıtlar. Son aşamada firma, müşteriye “Öncesi ve Sonrası” raporunu, videoları ve pürüzlülük ölçüm değerlerini teslim eder.
Aşağıdaki tablo temizlik yöntemlerini karşılaştırır:
| Temizlik Yöntemi | Prensip | Yüzey Kalitesi | Risk Seviyesi | Uygulama Hızı |
| El ile Kazıma (Raspa) | Manuel kazıma | Düşük (Rupert D/E) | Yüksek (Çizik oluşumu) | Yavaş |
| Kavitasyon Temizliği | Su baloncukları patlaması | Orta/İyi (Rupert B/C) | Çok Düşük (Hasarsız) | Orta |
| Hidrolik Disk Parlatma | Zımpara diskleri | Mükemmel (Rupert A) | Orta (Uzmanlık gerektirir) | Hızlı |
| Fırçalama | Döner tel/naylon fırça | Düşük/Orta | Orta (Boya hasarı riski) | Çok Hızlı |
Su Altı Pervane Temizliği: Çevresel Mevzuat ve İstilacı Türler
Günümüzde su altı pervane temizliği; sadece teknik bir bakım işlemi olarak değil, biyolojik güvenlik açısından da oldukça sıkı denetimlere tabidir. Zira, gemiler bir okyanustan diğerine geçerken; pervanelerine tutunan mikroorganizmalar aracılığıyla “İstilacı Türleri” yeni ekosistemlere kolayca taşır. Ne yazık ki, bu yabancı türler ulaştıkları yerel ekosistemi hızla yok edebilir. İşte bu büyük riskten dolayı; Yeni Zelanda, Avustralya ve Kaliforniya gibi çevre bilinci yüksek bölgeler, limana giren gemilerin pervane ve karinalarının temiz olmasını kesin bir dille şart koşar.
Daha da ileri gidilerek, bazı hassas limanlarda temizlik atıklarının denize dökülmesi kesinlikle yasaklanmıştır. Bu yasal zorunluluğu karşılamak adına, söz konusu limanlarda ekipler, “Capture” (Yakalama) teknolojili temizlik sistemlerini aktif olarak kullanır. Çalışma prensibi olarak bu gelişmiş sistemler; pervane temizlerken çıkan atıkları anında vakumlayıp yüzeye çeker ve titizlikle filtre eder. Sonuç olarak, sistemler temiz suyu denize geri verir ve zararlı atıkları güvenli bir şekilde bertaraf eder. Bu bağlamda, profesyonel temizlik firmalarının; uluslararası kurallara tam uyum sağlayan bu donanımlara sahip olması artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Su Altı Pervane Temizliği: Neden Profesyonel Hizmet?
Gemi mürettebatı kendi başına pervane temizleyemez. Bu genelde mümkün değil ve tehlikeli.
- Ekipman: Hidrolik güç üniteleri, kavitasyon makineleri ve dalış setleri ağır sanayi ekipmanları sınıfındadır.
- Sertifikasyon: Dalgıçların; Uluslararası Deniz Müteahhitleri Birliği standartlarında eğitimli ve sertifikalı olması gerekir.
- Kalite: Pervane yüzeyinden gereğinden fazla metal kaldırmak, profil yapısını bozar. Pervanenin balansını bozar ve gemiye zarar verir. Uzman dalgıç, yüzeyin mikron seviyesinde ne kadar zımparalanması gerektiğini bilir.
- Raporlama: Sigorta şirketleri ve sınıflandırma kuruluşları (Class), işin bağımsız bir firma tarafından raporlanmasını talep eder.
Zamanlama: Pervane Ne Zaman Temizlenmeli?
Pervane temizliği için en uygun zaman, gemi performansının düşmeye başladığı andır. Ancak gemi sahipleri genellikle şu işaretleri takip eder:
- Gemi hızı %5’ten fazla düşerse.
- Aynı hızda yakıt tüketimi artarsa.
- Pervane devrinde düşüş ya da motor yükünde artış.
- Uzun süre demirde bekleyen gemilerde liman beklemeleri çabuk kirlenir.
- Ekipler, yaklaşık altı ayda bir yapılan kontrollerde birikintiyi görür.
Erken müdahale: Uzman ekipler, kirlilik henüz “Slime” ya da hafif yosun aşamasındayken temizliği yapar. Bu aşamada yapılan temizlik en düşük maliyetlidir ve pervaneyi yıpratmaz. Kireçlenme başladıktan sonra temizlik zorlaşır ve maliyet artar.
Sonuç: Performansın Anahtarı
Su altı pervane temizliği, modern denizciliğin gizli kahramanıdır. Geminin suyun içindeki tek itici güç pervane. Pervane durumu operasyonel karlılığı doğrudan belirler. Kirlenmiş bir pervane ile seyir yapmak, el freni çekik araba kullanmaya benzer; gemi enerjiyi boşa harcar, motoru yorar ve para kaybeder.
Yüksek teknolojili temizlik ve parlatma hizmetleri; gemilerin hidrodinamik verimliliğini korur. Gemilerin hidrodinamik verimliliğini korurken çevresel uyumluluğunu da garanti altına alır. Rupert A parlaklığındaki bir pervane; sadece görsel estetiğin değil, mühendislik mükemmeliyetinin bir göstergesidir. Doğru zamanda ve uzman ellerle yapılan her temizlik, yatırım getirisi sağlar. Okyanusları aşan gemilere güç, işletmecisine ise kazanç olarak geri döner. Pervaneniz parladıkça geminizin geleceği de parlar.
Youtube videolarımızı izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.
Daha fazla bilgi almak ve bizimle iletişim kurmak için buraya tıklayabilirsiniz.

